Fatih ÖZCAN
"Milli Hükümet Programıyla İktidara! -- ABD ve AB Güdümlü Yönetime Son! Egemenlik Milletindir!--Milli Meclis, Milli Hükümet!"- (İP)-- "Önce sosyalist olmalı; maddeyi anlamalı!"- (Mustafa Kemal)--
PERİNÇEKI ÖNCÜ GENÇLİK I AYDINLIKI MERKEZİPI BURDURİPI FATİHOZCAN.ORGI ULUSALI KAYNAK
İP_Millete Bildiri
Çaşitli Seçim Tahlilleri

Seçimin Devrimci Tahlili

Tanım

Kişisel öğretmenlik öyküleri ve Türk tarihi araştırmaları, Burdur Gazetesi makaleleri
Profilim
Ana Sayfa
Arşiv
Arkadaşlarım
BİLİMSEL TÜRK TARİHİ
E-posta:
Grupta gezin
-------------------------------------
ilişimler

Bedava Site Ekle




-------------------------------------
      HAVA TAHMİNİ
Burdurda Hava
Burdur
Yurtsever Kamu Emekçileri
E-posta:
Grupta gezin
____________ {İSTİKLAL SAATİ} ____________
Free Hit Counter ___________________

BAĞLANTILARIM

-Gazeteler ve Dergiler
-Bilim ve Ütopya
-Milli Hükümet Programı
-Bilimsel Türk Tarihi
-Yurtsever Memurlar
-BURDUR İP
-TC Kimlik No.
-Vergi No.

Tüm Dünyadan 200 Gazete Elinizin Altında Gerçek Okuma Keyfi ile Birlikte

Hürriyet
Hurriyet
Milliyet
Milliyet
Radikal
Radikal
NY Post
Daily Star
USA Today
USA Today

____________________ Profesyonel sitemize bekliyoruz: fatihozcan.org | ____________________ FORUMA DAVET! *Türkiye’nin temel sorunları üzerinde söz söylemeye muktedir olanlar, *Dünyanın mevcut gidişatı konusunda kendisini yeterli sayanlar, *Türk Tarihi konusunda kendisini yetkin sayanlar, söyleyecek özgün sözü olanlar, *Politika, ekonomi, sanat ve kültür alanında beceri ve yetenekleri bulunanlar, *Kendisini ifade etmek isteyenler, fatihozcan.org | ____________________

____________________ __________________
___________________ BURDUR/BİRLİK HABER __________________ SOL/BİRLİK HABER
BURDURDA MEDYA
  Burdur FM
  Bucak FM
  Kanal15


SON MAKALELERİM

SON MAKALELERİM/ http://www.fatihozcan.org 

—Yeni bir Damat Ferit mi, Tevfik Paşa mı yoksa milli bir hükümet mi?

http://www.fatihozcan.org/makaleoku.php?id=157’.600,550

—ABD’YLE ÇATIŞMA RİSKİ

http://www.fatihozcan.org/makaleoku.php?id=155’.600,550

—Tarım alev alev, yangın yeri gibi...

http://www.fatihozcan.org/makaleoku.php?id=154’.600,550

—“Bozuktur bu düzenin parseli bozuk"

http://www.fatihozcan.org/makaleoku.php?id=150’.600,550

—“ATA ETİ, İTE OTU"

http://www.fatihozcan.org/makaleoku.php?id=146’.600,550

—“Kayıp trilyon” davasının sanığı başkomutanlığa

heveslenmiş!

http://www.fatihozcan.org/makaleoku.php?id=139’.600,550

—Taşlaşmış önyargılı kafalar

http://www.fatihozcan.org/makaleoku.php?id=135’.600,550

—Lav Patlaması Gibi Dipdalgası

http://www.fatihozcan.org/makaleoku.php?id=133’.600,550

—22 Temmuz seçiminin devrimci tahlili

http://www.fatihozcan.org/bilimoku.php?id=45’.600,550

—22 Temmuz seçiminin devrimci bir tahlili (İP)

http://www.fatihozcan.org/editoroku.php?id=209&id2=13

—ELEKTRİK KESİNTİLERİ MUVAZAALI MI?

Cumhuriyetin kamu hizmeti kurumlarını özelleştirmelerle yok eder

kapitalizmin şirketlerine dönüştürüseniz hainane bir şekilde, başınıza

her şey gelecektir.

http://www.fatihozcan.org/makaleoku.php?id=170’.600,550

—FIRÇA YİYEN VE AZARLANANLAR OY VERDİ

"Ağa bana küfretti" diye öğünen maraba misali Tayyip'yen fırça yiyen

yurttaşlar AKP'ye oy verdi.

http://www.fatihozcan.org/makaleoku.php?id=169’.600,550

—TÜRKİYE’DE NASIL BAŞBAKAN OLUNUR?

Önce suç işleyeceksin; özellikle Cumhuriyeti ve Kemalist Devrimi

yıkıma uğratma bağlamında. Sonra kodese gireceksin. Sonra

dokunulmaz zırhına ihtiyacın olacak. Zinhar ABD ve AB'ye karşı

gelmeyeceksin...

http://www.fatihozcan.org/makaleoku.php?id=168’.600,550

—KUZEY IRAK'A DİKKAT!

ABD, BOPtan vazgeçemez. Kuzey Irak fesat yuvası BOP'un temel

ayaklarından biridir. Türkiye'de toprak bütünlüğünden vazgeçemez.

Bu denkleme göre, eninde sonunda ABD ile savaş kaçınılmazdır. 

http://www.fatihozcan.org/makaleoku.php?id=167’.600,550

—“Hükümet sınır ötesinde tribünlere oynuyor"

Tayyip, seçimlere yaklaşılırken sınır ötesi operasyon konusunda

haftada bir fikir değiştirerek en sonunda balonu patlattı

http://www.fatihozcan.org/makaleoku.php?id=166’.600,550

—TARİHTEN BİR PENCERE

Tarih bilinci olmayan milletlerin varlıklarını sürdürmeleri olanaksızlaşır.

Bu durum hem hâlihazır için hem de gelecek açısından böyledir.

Osmanlı’nın son yüzyılı, günümüz Türkiye’si için bulunmaz ve paha

biçilmez deneyim ve derslerle doludur.

http://www.fatihozcan.org/makaleoku.php?id=165’.600,550

—KAMU-SEN'İ BİRİNCİLİĞE EĞİTİM-İŞ'İN 10 BİN

ÜYESİ Mİ OTURTTU?

Cumhuriyet gazetesinin 7. sayfası... Emek sayfası... "Memurların

ancak yarısı sendikalı..."

http://www.fatihozcan.org/makaleoku.php?id=164’.600,550

—NERESİ PEMBE TABLO ALLAHAŞKINA?

Kara tablo, kara tablo! Bu kara tablonun bir de yan hücreleri var… 

http://www.fatihozcan.org/makaleoku.php?id=163’.600,550

“—Al zammını başına çal..."

Başbakana Ankara Pursaklar'da halk isyan etti.

http://www.fatihozcan.org/makaleoku.php?id=161’.600,550

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Tarih: 16:42, 4/8/2007
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

MİLLİ HÜKÜMET


Tarih: 17:36, 17/7/2007
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

"Vatan savunması koşullarında günceler"imden/1

“Vatan savunması koşullarında günceler”imden/1

24 Nisan

Vatan gazetesi 24 Mayıs 2005 tarihli sayısında, Abdullah Gül’ün ABD Dışişleri Bakanı Powell’la 3 Nisan 2003 tarihinde Ankara’da “İki sayfa, dokuz maddelik gizli bir plan yaptığını” açıkladığını yazmıştı.

Bu aynı zamanda bir itiraftı.

Neyin itirafıydı?

Gül’ün ABD bakanıyla yaptığı “hizmet sözleşmesi”nin ikrarıydı.

Bu bir ağızdan kaçırmaydı; ya da Sedat Sertoğlu’na bir öğünmeydi.

“Ben bu gezileri yapmadan önce şimdi senin oturduğun koltukta (Eliyle koltuğa vurdu) ABD Dışişleri Bakanı Powell oturuyordu. Onunla 2 sayfalık 9 maddelik bir plan üzerinde anlaştık. Ama ben her yaptığımı kalkıp açıklayamam ki… Powell Suriye’ye giderken de benimle konuştu. Gizli olan bir sürü gelişme var.” (Vatan, 24 Mayıs 2005).

Yıllar önce olayın cereyanından biraz sonra halka Aydınlık tarafından açıklanan, çeşitli defalar Meclis’te Baykal tarafından gündeme getirilen “İki sayfa dokuz maddelik” bu gizli plan, “ABD’nin Müslüman halkların yaşadığı 24 ülkeyi parçalayan BOP’nin Türkiye ayağını” oluşturmaktadır.

Yabancı ülkelerle antlaşmaların nasıl yapılacağı esasen anayasada açık açık ifade edilmiş. Binlerce yıllık zengin bir devlet geleneği ve birikimi olan, büyük imparatorluklar ve insanlık tarihinde belirleyici önemde büyük devletler yönetmiş büyük bir millete cumhurbaşkanı adayı olan bir şahıs için milletine bundan büyük hakaret olabilir mi?

Anayasanın TBMM’nin Görev ve Yetkileri başlıklı II. Bölümü, 87. maddesinde, “milletlerarası antlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak” ifadesi vardır.

Gene Görev ve Yetkiler Bölümü D. Bendi “Milletlerarası Antlaşmaları Uygun Bulma” başlığı altında, 90. maddede bunu formüle etmiştir.

“Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.

Ekonomik, ticarî veya teknik ilişkileri düzenleyen ve süresi bir yılı aşmayan andlaşmalar, Devlet Maliyesi bakımından bir yüklenme getirmemek, kişi hallerine ve Türklerin yabancı memleketlerdeki mülkiyet haklarına dokunmamak şartıyla, yayımlanma ile yürürlüğe konabilir. Bu takdirde bu andlaşmalar, yayımlarından başlayarak iki ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgisine sunulur.

Milletlerarası bir andlaşmaya dayanan uygulama andlaşmaları ile kanunun verdiği yetkiye dayanılarak yapılan ekonomik, ticarî, teknik veya idarî andlaşmaların Türkiye Büyük Millet Meclisince uygun bulunması zorunluğu yoktur; ancak, bu fıkraya göre yapılan ekonomik, ticarî veya özel kişilerin haklarını ilgilendiren andlaşmalar, yayımlanmadan yürürlüğe konulamaz.

Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmaların yapılmasında birinci fıkra hükmü uygulanır.

Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek: 7.5.2004–5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.”

Bu anayasa metnine göre, Gül’ün Sertoğlu’na ağzından kaçırdığı “antlaşma” ne mene bir şey o zaman?

Gül padişah mı?

Oligarşik diktatör mü; Powell’la, Bakanlar Kurulundan, Cumhurbaşkanından, Meclisten gizli “2 sayfa 9 maddelik antlaşma” imzalayacak kadar?

Buna bir antlaşma değil ama bir “hizmet sözleşmesi” diyenler var.

Gül’ün kendisini gizli bir sözleşmeyle ABD hükümetine bağladığından bahsedenler var?

Ve buna rağmen ısrarlı bir şekilde Haçlı irtica ilerlemeye, yeni mevziler elde ederek devam ediyor.

Yeni 14 Nisanlar gerekli demek ki!

Not: Bu yazı, 9 Temmuz tarihli Burdur gazetesi Selenga köşesi yazısıdır.

fatih@ozcan.tr.tc

www.fatihozcan.org

 


Tarih: 01:09, 7/7/2007
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

ATA ETİ, İTE OTU!

Ata eti, ite otu!

İşlerim nedeniyle iki haftadır Antalya’daydım. İnternetsiz bir ortamda kaldığımdan dolayı gazeteye yazılarımı gönderemedim. Bu arada Taraşlı ailesinin acı kayıplarından da haberdar olamadık.

Sevgili Ercan Taraşlı, Adnan ve Lütfi Taraşlı dostlarımızın acılarını paylaşır, başsağlığı dilerken acı kayıpları için Tanrı’dan rahmet temenni ederiz.

***

Bugünlerde herkes kendini politikaya vurmuş; seçim düzlemine girilmesi nedeniyle içimiz dışımız siyasete kesmiştir. Bu nedenle biz aykırı bir iş işleyeceğiz ve bu yazıda Nasreddin fıkralarından bahsedeceğiz. Öyle sulu sepken fıkra anlatacak değiliz. Bu yazıda Hoca’nın fıkralarının düşünsel temellerini araştırmaya çalışacağız.

***

Nasreddin Hoca, Ortaçağ’ın filozofları anlamında bir halk bilgesidir. Onda toplum yaşamının bozuk yanlarına ve toplumsal yozlaşmanın yarattığı kötü davranışlara karşı halkın ince zekâsını yansıtan nüktedan eleştiriler vardır. Ancak Hoca Nasreddin’de bir Pir Sultan’ın, bir Dertli’nin keskin mücadeleciliğini bulamazsınız.

Bir fıkrasında bir sosyolog olarak karşımıza çıkar; bir başka fıkrasında bir hukukçu ya da filozof vardır karşımızda. Ancak hiçbir fıkrasında savaş adamı olarak boy göstermez.

Despotizmin yönetiminde ahlakın ve insan davranışlarının bozulduğu ve toplumda özellikle zalimin desteğini arkasına alanların topluma kan kusturduğu gerçeği, kendi öz oğlunun Timur tarafından desteklenmesinin sonuçlarının ifade edildiği fıkrada somut bir şekilde ortaya konmaktadır.

Bir sabah vurdum yola;

Oğlan da yanımda

Bir densizliğe kalktı;

Ben basarken zılgıtı;

Baktım karşımda Timur!

Açmaz mı ağzını homur homur;

Dedi:”Bak hele Hoca!

Oğlanı azarlama bir daha;

Ses etmeyeceksin ne yaparsa!” (*)

Timur gibi bir hâkimin karşısında yapabileceği çok şey olmayacağı gibi bir teslimiyetçi anlayışla behemehal itaat ettiğini ifade etmektedir.

Elbette boyun eğdim despota.

Oğlan da aldı mı itsimi sana! (*)

Toplumda despotun desteğini alan bir kişideki davranış değişikliklerini, ahlakın nasıl bozulduğu, toplumsal ilişkileri nasıl etkilediği ve yozlaştırdığını, çürüttüğünü bundan daha güzel nasıl ifade edebilirsiniz?

Eve resmen kıran kodu

Ata eti, ite otu!

Ettiği çıktı ayyuka

“Dur!”lara kulak asmadı! (*)

Ama Hoca Nasreddin, o koca bilgeliğine rağmen eylem adamı değildir. Halkın deyişiyle söylersek, Timur’un karşısında tırsmıştır. Korku ve yılgınlık dağları tutmuştur. Böyle bir ruhsal durumun yarattığı teslimiyetçi havada Timur’a karşı durulamayacağı düşüncesini yaymakta, itaat etmekten başka çıkar yolun bulunmadığı gibi yılgınlık edebiyatı yapmaktadır. Ayrıca Ortaçağ Türk halk edebiyatının yakaladığı diyalektik hareketi Hoca Nasreddin’de göremeyiz. O doğa ve toplumu durgun, değişmez, hareketsiz olarak algılar. Timur belası bir kere gelip çöreklenmiştir, ebediyete kadar… Bu tutum, esasen Selçuk aristokrasisinin gerçeğidir. Hoca Nasreddin de Selçuk beylerinin gerçeğine takılıp kalmıştır.

Hatun dayanamadı:

Dedi:”Bir çare Hoca?”

Dedim: “Çareyi sen bulsana!

Biri Timur’u aldı mı arkasına;

İşte böyle sıvar ortalığa!” (*)

Örneğin hoca Nasreddin’de, mücadeleci Pir Sultan’ın şöyle bir kararlılığı asla görülmez ve:

Kadılar müftüler fetva yazarsa

İşte kement, işte boynum asarsa

İşte hançer, işte kellem keserse

Gönen dönsün ben dönmezem yolumdan

Diyecek yüreği kendinde bulamaz.

 

 (*) Manzum Nasreddin Hoca Fıkraları, Yılmaz Gruda, Kaynak yayınları, Haziran 2006, s.11

NOT: Bu yazı, 11 Haziran 2007 günlü Burdur gazetesinde yayınlanmıştır.

fatih@ozcan.tr.tc

www.fatihozcan.org

 

 


Tarih: 12:31, 9/6/2007
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı
VERGİ KİMLİK NO | VATANDAŞLIK NO | BURDUR MEB | BURDUR BELEDİYESİ | GAZETELER | BURDUR GAZETESİ
"fozcan©Aralık/2006--" -- "Her hakkı saklıdır"--Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir--0 505 356 35 04-- "Websitemiz hakkındaki eleştiri, görüş ve önerilerinizi bize bildirmeniz enerjimizi artıracaktır-- Gelin canlar bir olalım -- Münkire kılıç çalalım"-- --
<- | Sonraki Sayfa ->

"Kapitalist sistemin yolaçtığı insan ve doğanın yıkım sürecinin tezahürlerinden bir demet video... Ruhunuz karardığı anda biraz rahatlamak için diğerini tıklayın; komik olayları..." ----
"Bireyci kar ve kişisel çıkar sisteminin yarattığı doğal yıkımı, örneğin ozon tabakasının onarımını hangi kapitalist holding üstlenir? Bütün mesele kamucu yöntemlere kalmaktadır." ----